
İstanbul Ticaret Üniversitesinde 2016 yılında Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanı olarak göreve başladım.
Görev yaptığım dönemde öğrencilerimizin yalnızca akademik başarılarına değil; sportif, sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağlamak amacıyla çalışma arkadaşlarımızla birlikte yoğun bir gayret gösterdik.
Üniversitelerde Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlıkları, öğrencilerin ders dışındaki hayatlarına doğrudan dokunan önemli idari birimlerdir.
Öğrencilerin sporla, sanatla, kültürle ve sosyal faaliyetlerle buluşturulması; yeteneklerini geliştirmesi, üniversitesine aidiyet duyması ve farklı alanlarda başarı elde edebilmesi bu birimlerin temel sorumlulukları arasındadır.
Biz de görevimizi bu anlayışla yerine getirmeye çalıştık.
Öğrencilerimizin başarılarını kendi evlatlarımızın başarıları gibi gördük. Onların sevincini paylaştık, karşılaştıkları güçlüklerde yanlarında olmaya ve yeteneklerini geliştirebilecekleri imkânları oluşturmaya gayret ettik.
Bugün ailemizden üç evladın aynı üniversiteden mezun olduğunu görmek, geçmişte üniversitemizin öğrencileri için gösterdiğimiz çabaları benim açımdan daha da anlamlı hâle getirmiştir.
SENATO HUZURUNDA ANLATILAN BAŞARI HİKÂYESİ
2017–2018 döneminde gerçekleştirilen üniversite senatosu toplantılarından birinde, Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığımızın sporcu öğrencilerimizle birlikte elde ettiği başarıları; rektörümüzün, rektör yardımcılarımızın, dekanlarımızın, akademisyenlerimizin ve senato üyelerimizin huzurunda anlatma imkânı buldum.
O dönemde öğrencilerimiz, Türkiye üniversiteler arası müsabakalar başta olmak üzere katıldıkları çeşitli sportif organizasyonlarda altı birincilik ve iki ikincilik derecesi elde etmişti.

Bu başarılar tek bir kişinin veya tek bir birimin çalışmasının sonucu değildi.
Sporcu öğrencilerimizin azmi, antrenörlerimizin emeği, çalışma arkadaşlarımızın özverisi, birimler arasındaki iş birliği ve üniversite yönetiminin desteği sayesinde ortaya çıkan ortak bir başarıydı.
Senato huzurunda yaptığım sunumda yalnızca kazanılan kupaları ve dereceleri sıralamadım.
Öğrencilerin nasıl desteklendiğini, müsabakalara nasıl hazırlandığını, kurum içi koordinasyonun nasıl sağlandığını ve ekip ruhunun nasıl oluşturulduğunu da anlatmaya çalıştım.
Çünkü bir başarıyı kalıcı kılan yalnızca elde edilen sonuç değil, o sonuca ulaşırken sergilenen çalışma disiplini, dayanışma ve kurumsal birlikteliktir.
BAŞARILI ÖĞRENCİLERİN ÖDÜLLENDİRİLMESİ

Elde edilen derecelerin ardından yaklaşık 60 öğrencimiz, üniversite senatosu huzurunda başarı seviyelerine göre tam, yarım ve çeyrek altınlarla ödüllendirildi.
Bu ödüllendirme yalnızca maddi bir karşılık değildi.
Sporcu öğrencilerimizin emeklerinin üniversitenin en üst kurumsal makamları tarafından görülmesi, takdir edilmesi ve arkadaşlarının huzurunda onurlandırılması anlamına geliyordu.
Öğrencinin başarısına değer veren bir kurum, aynı zamanda öğrencinin üniversitesiyle kurduğu gönül bağını da güçlendirir.
O gün öğrencilerimizin yüzlerinde gördüğümüz mutluluk ve gurur, yıllar sonra bile hafızamızda yaşamaya devam etmektedir.

Aradan geçen zamanın ardından kendi evladımın mezuniyet törenine katılırken, geçmişte başarılarıyla gurur duyduğumuz öğrencilerimizi yeniden hatırladım.
Bir zamanlar üniversitemizin sporcu öğrencilerinin sevincine ortak olan bir yönetici olarak, bu defa kendi evladının mezuniyet mutluluğunu yaşayan bir baba olmanın heyecanını taşıdım.





