Anasayfa / Genel / 891 MİLYAR TL’LİK FON DOSYASI BÜYÜYOR!!!

891 MİLYAR TL’LİK FON DOSYASI BÜYÜYOR!!!

455 Bin Yatırımcı, İsviçre Transferleri ve Denetimin Büyük Sınavı !!!

Cengiz Genç

Araştırmacı Yazar – Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist

Genç Haberler | genchaberler.com – genchaberler.tr

28 /9/2026

Türkiye sermaye piyasalarında Eylül 2026’da ortaya çıkan fon kaynaklı likidite sorunu; yüz binlerce yatırımcıyı, yüz milyarlarca liralık portföyü ve sermaye piyasalarının denetim mimarisini aynı anda gündeme taşıdı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar verildi. SPK, Merkezi Kayıt Kuruluşu kayıtlarına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğunu açıkladı. Reuters ise tasfiye kapsamındaki fonların toplam varlık büyüklüğünü yaklaşık 891 milyar TL olarak bildirdi. Buradaki en kritik ayrım şudur: 891 milyar TL, 28 Eylül 2026 itibarıyla “kaybolduğu”, “çalındığı” veya yatırımcı zararı hâline geldiği doğrulanmış bir para değildir; tasfiye kapsamındaki fonların yaklaşık toplam varlık büyüklüğüdür. [1][2] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantıları:

[1] SPK – Tasfiye Konusu Fonlardaki Yatırımcı Sayısına İlişkin Açıklama, 23 Eylül 2026

[2] Reuters – Turkey steps in to support markets after fund liquidity crunch sparks selloff, 17 Eylül 2026

1. KRİZ BİR GÜNDE ORTAYA ÇIKMADI: RİSK 2025’TE GÖRÜLDÜ

SPK’nın 18 Eylül açıklaması, sorunun geçmişinin Eylül 2026’dan daha eski olduğunu ortaya koyuyor. Kuruma göre 2025 yılının son çeyreğinde, özellikle bazı serbest yatırım fonları ve para piyasası fonları aracılığıyla fiili dolaşım oranı düşük paylarda ekonomik gerçeklik ve şirketlerin temel finansal büyüklükleriyle açıklanması güç fiyat hareketleri gözlemlendi. Konu 2 Aralık 2025 tarihli Finansal İstikrar Komitesi toplantısına taşındı; 3 Aralık’ta SPK bünyesinde çalışma grubu oluşturuldu. Borsa İstanbul ve Takasbank’tan görüş istendi; daha sonra MKK ve sektör temsilcileri sürece dahil edildi. TEFAS Uygulama Esasları 17 Haziran 2026’da onaylandı ve 20 Temmuz’da uygulamaya alındı. Yeni Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber ise 28 Ağustos 2026’da yayımlandı. Bu kronoloji, risklerin kriz görünür hâle gelmeden aylar önce kamu kurumlarının gündemine girdiğini gösteriyor. [3] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantısı:

[3] SPK – Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması, 18 Eylül 2026

2. “TAKASBANK ÇÖKTÜ” İDDİASI DOĞRULANMIYOR

Kamuoyunda kullanılan “Takasbank kilitlendi”, “sistem çöktü” veya benzeri ifadeler, incelenen resmî açıklamalarda doğrulanmış bir olgu olarak yer almıyor. Buna karşılık SPK’nın açıklaması, Takasbank ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinin TEFAS’ın netleştirme, takas ve alacak dağıtım esaslarında kapsamlı değişiklik talebinde bulunduğunu doğruluyor. Yeni TEFAS uygulama esaslarının 20 Temmuz’da yürürlüğe girmesi de sistemin takas ve likidite mimarisinde daha önceden düzenleme ihtiyacının görüldüğünü ortaya koyuyor. Bu nedenle doğrulanmamış bir “Takasbank çöküşü” iddiası yerine, fon piyasasındaki likidite, değerleme ve takas mekanizmalarının yeterliliği tartışılmalıdır. [3] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantısı:

[3] SPK – 18 Eylül 2026 tarihli süreç açıklaması

3. İSVİÇRE BAĞLANTILI PARA HAREKETLERİ MERCEK ALTINDA

Soruşturmanın en dikkat çekici başlıklarından biri sınır ötesi para hareketleridir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK’tan, dört şirket ve bunların alt kuruluşlarındaki yöneticilerin 2024’ten itibaren gerçekleştirdikleri yurt dışı para ve kripto varlık transferleriyle tüm para giriş-çıkışlarının incelenmesini istediği bildirildi. TRT Haber, soruşturma kapsamında Serdar Turhan ve Muhammed Yarız’ın hesaplarıyla bağlantılı olarak İsviçre’deki bir hesaba 15 milyon dolar ve 25 milyon avroluk transferlerin belirlendiğini aktardı. [4] (TRT Haber)

Kaynak bağlantısı:

[4] TRT Haber – Fon soruşturmasında yeni gelişme, 20 Eylül 2026

TRT Haber’in MASAK raporuna dayandırdığı ayrı bir haberde, Muhammed Yarız’ın hesabı ile İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası nezdindeki bir hesap arasında 1 Eylül 2026 tarihinde yaklaşık 2 milyar 889 milyon TL, Serdar Turhan’ın hesabında ise 24 Ağustos’ta aynı banka üzerinden yaklaşık 1 milyar 198 milyon TL tutarında işlem kaydedildiği bildirildi. Bu işlemlerin hukuki niteliği, kaynağı ve nihai yararlanıcısı devam eden soruşturma kapsamında belirlenecektir. Söz konusu işlemlerin varlığı tek başına paranın suç geliri olduğunu veya adı geçen bankanın hukuka aykırı faaliyette bulunduğunu göstermez. [5] (TRT Haber)

Kaynak bağlantısı:

[5] TRT Haber – Fon soruşturmasında hesaplar mercek altında

İsviçre hattında bir başka dikkat çekici işlem de 21 Eylül’de kamuoyuna yansıdı. TRT Haber, Hedef Yatırım Bankasının İsviçre merkezli Swissquote’un Akbank nezdindeki muhabirlik hesabına 2 milyar TL aktarmaya yönelik işleminin MASAK tarafından durdurulduğunu bildirdi. Haberde, karşılık olarak gösterilen 40,9 milyon doların henüz hesaba geçmediğinin BDDK ile yapılan görüşmeler sonucunda belirlendiği aktarıldı. Bu işlem hakkındaki nihai hukuki değerlendirme de soruşturma makamlarına aittir. [6] (TRT Haber)

Kaynak bağlantısı:

[6] TRT Haber – Hedef Yatırım Bankası’nın 2 milyar liralık işlemi durduruldu, 21 Eylül 2026

4. İKİ ÖZEL JET, BİR YAT VE LÜKS ARAÇLAR

Adli soruşturmanın mal varlığı boyutu somut koruma tedbirlerine de dönüştü. Soruşturma kapsamında Muhammed Yarız ve Emre Tezmen’e ait olduğu belirtilen iki özel jet ile Serdar Turhan’a ait olduğu belirtilen bir lüks yata el konuldu. Bu üç varlığın toplam piyasa değerinin yaklaşık 1,8 milyar TL olduğu bildirildi. [7] (TRT Haber)

Kaynak bağlantısı:

[7] TRT Haber – 2 özel jet ve 1 lüks yata el konuldu, 24 Eylül 2026

Anadolu Ajansı ayrıca Muhammed Yarız’a ait olduğu bildirilen, piyasa değeri yaklaşık 200–220 milyon TL olan beş lüks aracın dört farklı kişiye toplam 26 bin 280 TL taşıt satış bedeliyle devredildiğinin tespit edildiğini ve araçlara el konulduğunu bildirdi. El koyma, mal varlığı dondurma, gözaltı veya tutuklama gibi tedbirler kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez; soruşturma ve yargılama sürecinde uygulanan hukuki tedbirlerdir. [8] (AA)

Kaynak bağlantısı:

[8] Anadolu Ajansı – Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında araç satışı mercek altında, 24 Eylül 2026

5. SORUŞTURMA GENİŞLİYOR; TEDBİRLERDE İSE YENİ DÖNEM

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 26 Eylül’de yaptığı açıklamada soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin mal varlığının dondurulduğunu, daha önce hakkında tedbir bulunmayan 37 şüpheliye de yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol uygulandığını açıkladı. Bakanlık açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın soruşturmayı yakından takip ettiği de belirtildi. [9] (Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı)

Kaynak bağlantısı:

[9] T.C. Adalet Bakanlığı – “Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz”, 26 Eylül 2026

Ancak soruşturmadaki tedbir tablosu 28 Eylül’de değişti. Anadolu Ajansı, Başsavcılığın yeni değerlendirmeler doğrultusunda 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbirlerinin kaldırıldığını, gerçek kişiler üzerindeki tedbirlerin ise devam ettiğini bildirdi. 26 Eylül ve 28 Eylül açıklamalarındaki fon ve şirket kategorileriyle rakamlar birebir örtüşmediğinden, bu iki açıklamayı birbirinin doğrudan matematiksel devamı olarak değil, farklı tarihlerde açıklanmış tedbir kararları olarak değerlendirmek gerekir. [10] (AA)

Kaynak bağlantısı:

[10] Anadolu Ajansı – 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı, 28 Eylül 2026

Soruşturmanın adli boyutu da genişlemeye devam ediyor. Anadolu Ajansının 27–28 Eylül tarihli haberlerine göre soruşturmalarda tutuklananların sayısı 51’e ulaştı. Emir Münir Sarpyener ile Erdin Özel hakkında çıkarılan yakalama kararlarının ardından iki isim de gözaltına alındı. 28 Eylül sabahı ise Destek Holding AŞ ve Özata Gemicilik ile bağlantılı olduğu belirtilen 7 şüpheli daha gözaltına alındı. Dolayısıyla soruşturmanın sayısal bilançosu hızla değiştiği için bütün rakamların tarih belirtilerek kullanılması gerekmektedir. [11][12] (AA)

Kaynak bağlantıları:

[11] Anadolu Ajansı – Soruşturmada tutuklananların sayısı 51’e ulaştı, 27 Eylül 2026

[12] Anadolu Ajansı – 7 şüpheli daha gözaltına alındı, 28 Eylül 2026

6. ASIL SORU: 891 MİLYAR TL NEREDE DEĞİL, NE KADARI GERÇEK ZARARA DÖNÜŞECEK?

Kamuoyunda mesele zaman zaman “891 milyar TL nerede?” sorusuyla ifade ediliyor. Ancak bugünkü doğrulanmış veriler bu sorunun daha dikkatli kurulmasını gerektiriyor: Tasfiye kapsamındaki yaklaşık 891 milyar TL büyüklüğündeki fon varlığının ne kadarı sağlıklı biçimde nakde çevrilebilecek, ne kadarı yatırımcı zararına dönüşecek ve ortaya çıkacak zararın ne kadarı hukuka aykırı işlemlerle bağlantılı bulunacak? SPK, başlangıçta üç ay olarak belirlenen tasfiye süresini 21 Eylül’de altı aya çıkardı. Kurul bunun gerekçesini, fon portföylerinin piyasa koşulları dikkate alınarak mümkün olduğunca uygun koşullarda satılabilmesine imkân sağlamak olarak açıkladı ve altı aylık sürenin tasfiyenin mutlaka altı ay süreceği anlamına gelmediğini belirtti. [2][13] (Reuters)

Kaynak bağlantısı:

[13] SPK – Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21 Eylül 2026

SPK, 28 Eylül 2026 tarihli yeni açıklamasıyla yatırımcıların durumuna ilişkin önemli bir ayrıntıyı daha netleştirdi. Buna göre, 17 Eylül’de tasfiyeye konu fonlar TEFAS işlemlerine kapatıldığı için aynı gün sisteme iletilip iptal edilen talimatların sahiplerine, tasfiye bakiyesinden fondaki katılma payı sahipliği oranında ödeme yapılacak. Ayrıca 16 Eylül ve öncesinde TEFAS’a iletilmiş olmasına rağmen fonun temerrüdü veya fiyat açıklamaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatların da tasfiye kapsamında olduğu açıklandı. [14] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantısı:

[14] SPK – Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu, 28 Eylül 2026

7. “SİSTEMİK KRİZ” Mİ, SINIRLI FON SORUNU MU?

Bu noktada iki farklı kavram birbirinden ayrılmalıdır. Finansal İstikrar Komitesi, 17 Eylül’de yaşanan hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarındaki kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını; Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının genel işleyişi bakımından temel veya yapısal bir risk bulunmadığını ve sorunun “geçici ve yönetilebilir” olduğunu açıkladı. Reuters’ın aktardığı piyasa değerlendirmelerinde de sorunun ciddi olduğu ancak finansal sistemin tamamına yayılmış bir sistemik kriz olarak değerlendirilmediği görüşleri yer aldı. [15][16] (Hazine ve Maliye Bakanlığı)

Kaynak bağlantıları:

[15] Hazine ve Maliye Bakanlığı – Finansal İstikrar Komitesi Basın Duyurusu, 17 Eylül 2026

[16] Reuters – Why Turkey’s stock market is under scrutiny after last week’s selloff, 22 Eylül 2026

Bununla birlikte SPK’nın 18 Eylül açıklamasında, yeni rehberin bazı fon yapılarında ilişkili taraflar arasındaki teminatsız borçlanma ve olağandışı fiyat hareketlerinin oluşturduğu “sistemik riskin finansal istikrara etkisini önlemek” amacı taşıdığı açıkça belirtiliyor. Bu iki açıklama birbiriyle zorunlu olarak çelişmiyor: biri mevcut krizin bütün finans sistemine yayılmış bir risk oluşturmadığını savunurken, diğeri belirli uygulamaların yayılma potansiyeline karşı önleyici düzenlemenin gerekçesini açıklıyor. [3][15] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantıları: [3] SPK – 18 Eylül 2026; [15] Hazine ve Maliye Bakanlığı – 17 Eylül 2026.

8. DENETİM MİMARİSİNİN CEVAP BEKLEYEN SORULARI

Borsa İstanbul’un resmî kayıtlarına göre Salih Tanrıkulu, Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi ve Başkan Vekili olarak görev yapıyor. Borsa İstanbul’un komite kayıtlarında aynı zamanda Denetim Komitesi Başkanı olduğu görülüyor. Kurumun öz geçmişinde Tanrıkulu’nun 7 Haziran 2024’te Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığına atandığı da belirtiliyor. Borsa İstanbul’un güncel ortaklık yapısında Türkiye Varlık Fonu’nun payı yüzde 80,60 olarak gösteriliyor. [17][18][19] (Borsa İstanbul)

Kaynak bağlantıları:

[17] Borsa İstanbul – Organizasyon / Yönetim Kurulu

[18] Borsa İstanbul – Komiteler ve Üyeleri

[19] Borsa İstanbul – Kurumsal Yönetim / Ortaklık Yapısı

Bu görev birlikteliği tek başına bir hukuka aykırılık veya soruşturmanın engellendiği sonucunu doğurmaz; kamuya açık kaynaklarda böyle kesinleşmiş bir yargı tespiti bulunmamaktadır. Ancak kurumsal yönetişim açısından meşru bir soru ortaya çıkmaktadır: Denetleyen, piyasa işleten ve kamu adına gözetim yapan yapıların bağımsızlığının hem fiilen hem de kamuoyu nezdinde görünür biçimde güvence altına alınması için hangi mekanizmalar işletilmektedir? Bu soru kişilere yönelik suç isnadı değil, kurumsal sistemin dayanıklılığına ilişkin bir yönetişim sorusudur. [17][18][19] (Borsa İstanbul)

Fon piyasalarının düzenleme, gözetim ve denetimindeki temel kurumlardan biri ise SPK’dır. Kurulun kendi görev tanımında sermaye piyasası kurumlarının ve borsaların işlemlerini gözetmek ve denetlemek; olağandışı fiyat ve miktar hareketlerini izlemek, mevzuata aykırılık tespit edildiğinde gerekli işlemleri yapmak ve tedbirleri almak açıkça yer almaktadır. Bu nedenle yaşananların kurumsal değerlendirmesi yapılırken Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve SPK’nın ayrı görev ve sorumluluk alanlarının birbirine karıştırılmaması gerekir. [20] (https://spk.gov.tr)

Kaynak bağlantısı:

[20] SPK – Görev, Yetki ve Sorumluluklar / Piyasa Gözetim ve Denetimi

9. DEVLETİN VE YARGININ ÖNÜNDEKİ ASIL SINAV

Bu dosyanın hukuki sonucu bugün itibarıyla belli değildir. Para hareketlerinin kaynağı, nihai yararlanıcıları, fon varlıklarının gerçek değeri, yatırımcı zararının büyüklüğü ve şüphelilere yöneltilen iddiaların hukuki karşılığı soruşturma ve yargılama süreçleri sonunda netleşecektir. Adalet Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın soruşturmayı yakından takip ettiğini açıklarken; Adalet Bakanı Akın Gürlek de paranın hangi hesaba veya mal varlığının hangi kişi ya da şirket üzerine geçirilmiş olduğuna bakılmaksızın izinin sürüleceğini ve mağdur yatırımcıların haklarının korunmasının amaçlandığını belirtti. [9][21] (Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı)

Kaynak bağlantıları:

[9] T.C. Adalet Bakanlığı – 26 Eylül 2026.

[21] T.C. Adalet Bakanlığı – Bakan Gürlek’in ABD’de fon soruşturmasına ilişkin açıklamaları, 23 Eylül 2026

Cumhurbaşkanı Erdoğan da 24 Eylül’de sorunun sermaye piyasalarının sınırlı bir alanındaki belirli fonlarda ortaya çıktığını, finansal sistemin veya Türkiye ekonomisinin geneline yönelik bir risk görülmediğini ifade etti; yargı soruşturmasının sürdüğünü ve benzer sorunların tekrarlanmaması için gerekli hukuki ve idari tedbirlerin hayata geçirileceğini söyledi. Bundan sonraki esas ölçü; soruşturmanın delile dayalı biçimde yürütülmesi, aynı hukuk standardının herkes için uygulanması, masumiyet karinesinin korunması ve yatırımcı zararının gerçek boyutunun şeffaf biçimde ortaya konulmasıdır. [22] (AA)

Kaynak bağlantısı:

[22] Anadolu Ajansı – Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fon soruşturmasına ilişkin açıklaması, 24 Eylül 2026

YAZARIN STRATEJİK ANALİZİ

Bu dosyanın Türkiye açısından stratejik önemini yalnızca 891 milyar TL’lik fon büyüklüğüyle ölçmek eksik olacaktır. Finans piyasalarının asıl sermayesi güvendir. Bir tasarruf sahibi, SPK düzenleme ve gözetimine tabi bir yapıya parasını teslim ettiğinde yalnızca getiri beklentisiyle hareket etmez; aynı zamanda hukuka, piyasa gözetimine, fiyat oluşumuna ve devletin kurduğu denetim mimarisine güven duyar. Bu nedenle krizin uzun vadeli maliyeti, tasfiye sonunda hesaplanacak doğrudan parasal kayıptan daha geniş olabilir. [1][3][20]

SPK’nın kendi kronolojisi, olağandışı gelişmelerin 2025 yılının son çeyreğinde görüldüğünü ve kurumlar arası çalışmaların Aralık 2025’te başladığını ortaya koymaktadır. O hâlde yalnızca “kim ne yaptı?” sorusu yeterli değildir. En az onun kadar önemli ikinci soru şudur: Risk işaretleri önceden görülmüşken alınan tedbirler neden Eylül 2026’da yaşanan likidite sorununu tamamen önleyemedi? Bu soru bir suç isnadı değil, finansal erken uyarı ve düzenleyici etkinlik bakımından cevaplanması gereken kurumsal bir sorudur. [3] (https://spk.gov.tr)

İkinci stratejik alan sınır ötesi mali hareketlerdir. İsviçre bağlantılı transferlerin ve 2024’ten itibaren para ile kripto varlık hareketlerinin MASAK incelemesine alınmış olması, modern finansal soruşturmaların artık yalnızca Türkiye sınırları içinde yürütülemeyeceğini göstermektedir. Para hareketlerinin hukuki niteliğine yargı karar verecektir; ancak bu dosya, uluslararası adli iş birliği, hızlı mal varlığı tedbiri, gerçek faydalanıcının tespiti ve sınır ötesi mali istihbarat kapasitesinin önemini açık biçimde ortaya çıkarmıştır. [4][5][6]

Üçüncü stratejik alan kurumsal mimaridir. Düzenleyen, denetleyen, piyasa işleten ve kamusal gözetim yapan yapıların görevleri yalnızca kanunda yazılı olmakla kalmamalı; yatırımcı nezdinde bağımsızlık, hesap verebilirlik ve tarafsızlık konusunda güven oluşturacak açıklıkta yürütülmelidir. Kurumsal güven, yalnızca mevzuata uygun hareket etmekle değil, olası çıkar çatışmalarını daha ortaya çıkmadan yönetecek şeffaf mekanizmaların kurulmasıyla güçlenir. [17][18][20]

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturmanın takip edildiğine ilişkin açıklamalarının ve Adalet Bakanlığının para hareketlerinin izleneceğine yönelik beyanlarının ardından kritik aşama, soruşturma sonuçlarının hukuki delile, yatırımcı hakkının korunmasına ve yapısal düzenlemeye dönüşmesidir. Başarı ölçütü herhangi bir kişinin önceden suçlu ilan edilmesi değildir. Esas ölçüt; delilin ulaştığı herkes için aynı hukuk standardının uygulanması, suçsuz kişilerin töhmet altında bırakılmaması, hukuka aykırı kazanç bulunması hâlinde bunun geri alınması ve yatırımcı zararlarının gerçek boyutunun ortaya çıkarılmasıdır. [9][21][22]

Türkiye bu dosyayı yalnızca bir ceza soruşturması olarak değil, sermaye piyasalarında güven mimarisini yeniden güçlendirme fırsatı olarak da değerlendirebilir. Nihai hedef; suç varsa ortaya çıkarmak, hukuka aykırı kazanç varsa geri almak, mağdurun hakkını korumak ve bundan daha önemlisi benzer bir krizin yeniden üretilemeyeceği denetim, likidite, takas ve şeffaflık mekanizmalarını kurmak olmalıdır.

EDİTÖR NOTU

Bu çalışma 28 Eylül 2026 itibarıyla erişilebilen SPK, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, Borsa İstanbul açıklamaları ile Anadolu Ajansı, TRT Haber ve Reuters haberlerinin karşılaştırılmasıyla hazırlanmıştır.

Soruşturma devam etmektedir. Haklarında gözaltı, tutuklama, yakalama, mal varlığı tedbiri veya el koyma kararı bulunan bütün kişiler bakımından masumiyet karinesi esastır. Bu tedbirlerin hiçbiri tek başına kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmez.

Bu makalede “891 milyar TL’nin tamamı kayboldu veya çalındı”, “Takasbank çöktü”, “belirli kişi veya kurumlar sistemi korudu” ya da “İsviçre bağlantılı bütün transferler suç geliridir” şeklindeki doğrulanmamış iddialar olgu olarak kullanılmamıştır.

Ayrıca soruşturmadaki gözaltı, tutuklama ve mal varlığı tedbirlerinin sayısı hızla değiştiğinden, bu makaledeki sayısal bilgiler 28 Eylül 2026 tarihli yayın anındaki açık kaynak verilerini ifade etmektedir.

NUMARALANDIRILMIŞ KAYNAKÇA

1. Sermaye Piyasası Kurulu, Tasfiye Konusu Fonlardaki Yatırımcı Sayısına İlişkin Açıklama, 23 Eylül 2026.

Kaynağı aç – SPK

2. Reuters, Turkey steps in to support markets after fund liquidity crunch sparks selloff, 17 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Reuters

3. Sermaye Piyasası Kurulu, Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber Düzenleme Süreci Açıklaması, 18 Eylül 2026.

Kaynağı aç – SPK

4. TRT Haber, Fon soruşturmasında yeni gelişme, 20 Eylül 2026.

Kaynağı aç – TRT Haber

5. TRT Haber, Fon soruşturmasında hesaplar mercek altında, Eylül 2026.

Kaynağı aç – TRT Haber

6. TRT Haber, Hedef Yatırım Bankası’nın 2 milyar liralık işlemi durduruldu, 21 Eylül 2026.

Kaynağı aç – TRT Haber

7. TRT Haber, Fon soruşturmasında 2 özel jet ve 1 lüks yata el konuldu, 24 Eylül 2026.

Kaynağı aç – TRT Haber

8. Anadolu Ajansı, Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında araç satışı mercek altında, 24 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Anadolu Ajansı

9. T.C. Adalet Bakanlığı, Bakan Gürlek: Vatandaşımızın hukukuna sahip çıkıyoruz, 26 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Adalet Bakanlığı

10. Anadolu Ajansı, 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı, 28 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Anadolu Ajansı

11. Anadolu Ajansı, sermaye piyasası soruşturmasında tutuklu sayısının 51’e ulaşmasına ilişkin güncel haber, 27 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Anadolu Ajansı

12. Anadolu Ajansı, Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 7 zanlı daha gözaltına alındı, 28 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Anadolu Ajansı

13. Sermaye Piyasası Kurulu, Tasfiye Konusu Fonlara İlişkin Süre Düzenlemesi, 21 Eylül 2026.

Kaynağı aç – SPK

14. Sermaye Piyasası Kurulu, Tasfiye Süresine İlişkin Basın Duyurusu, 28 Eylül 2026.

Kaynağı aç – SPK

15. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı, Finansal İstikrar Komitesi Toplantısına İlişkin Basın Duyurusu, 17 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Hazine ve Maliye Bakanlığı

16. Reuters, Why Turkey’s stock market is under scrutiny after last week’s selloff, 22 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Reuters

17. Borsa İstanbul A.Ş., Organizasyon – Yönetim Kurulu.

Kaynağı aç – Borsa İstanbul

18. Borsa İstanbul A.Ş., Komiteler ve Üyeleri.

Kaynağı aç – Borsa İstanbul

19. Borsa İstanbul A.Ş., Kurumsal Yönetim – Ortaklık Yapısı.

Kaynağı aç – Borsa İstanbul

20. Sermaye Piyasası Kurulu, Görev, Yetki ve Sorumluluklar – Piyasa Gözetim ve Denetimi.

Kaynağı aç – SPK

21. T.C. Adalet Bakanlığı, Bakan Gürlek, ABD’de gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, 23 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Adalet Bakanlığı

22. Anadolu Ajansı, Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk yok, 24 Eylül 2026.

Kaynağı aç – Anadolu Ajansı

Cengiz Genç

Araştırmacı Yazar – Lisansüstü Araştırmacı – Stratejik Analist

Genç Haberler

genchaberler.com | genchaberler.tr

Cevap bırakın